İzmir kahvaltılarının vazgeçilmez simgesi olan boyoz, 1492 yılında İspanya'dan göç eden Sefarad Yahudileri tarafından İzmir mutfağına kazandırılmış unlu bir mamuldür. Mayasız hamurun kat kat açılıp arasına bolca sıvı yağ konulmasıyla hazırlanan bu çıtır ve yağlı lezzet, geleneksel olarak yanında fırınlanmış katı yumurta ve demli bir çay eşliğinde tüketilir.
Ege mutfağının hafiflik ve sağlık felsefesini en iyi yansıtan yemeklerden biridir. Genellikle Urla yarımadasında yetiştirilen taze sakız enginarı; limonlu ve unlu suda kararmadan haşlandıktan sonra taze bezelye, havuç, patates ve bolca sızma zeytinyağı ile buluşturulur. Üzerine serpilen taze dereotu ile soğuk olarak servis edilen tam bir bahar lezzetidir.
İzmir'in Tire ilçesine özgü olan bu tescilli kebap, sadece dana eti ve tuz kullanılarak harçsız bir şekilde yoğrulur. İnce demir şişlere saplanarak odun ateşinde ön pişirmesi yapılan köfteler, servis esnasında bol domates sosu ve tereyağı ile tavada tıkırdatılır. Altına serilen tırnak pide ve yanındaki süzme yoğurtla damaklarda unutulmaz bir iz bırakır.
İzmir sokak lezzetlerinin en tatlı temsilcisi olan şambali; irmik, şeker ve yoğurt (veya su) ile hazırlanan, içinde un ve yağ barındırmayan yoğun kıvamlı bir Balkan tatlısıdır. Tepsilerde nar gibi kızartıldıktan sonra sıcak şerbetle buluşturulur, dikdörtgen dilimler halinde kesilerek üzerine fıstık veya badem konulur. İzmirliler bu tatlıyı genellikle arasına manda kaymağı koydurarak yemeyi tercih eder.
Şehrin kalbi sayılan Konak Meydanı, İzmir'in en önemli buluşma noktasıdır. Meydanın merkezinde yer alan ve 1901 yılında Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı şerefine inşa edilen 25 metre yüksekliğindeki tarihi İzmir Saat Kulesi, şehrin dünyaca ünlü ikonik simgesidir. Meydan aynı zamanda tarihi Yalı Camii'ne ve güvercinlere ev sahipliği yapar.
Dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden biri olan Kemeraltı Çarşısı, Mezarlıkbaşı semtinden Konak Meydanı'na kadar uzanan devasa bir tarihi labirenttir. İçindeki hanlar, bedestenler, antikacılar, baharatçılar ve kahvecilerle asırlardır kentin en canlı ticaret merkezi olan çarşı, tarihi Kızlarağası Hanı'nda içilecek fincanda pişen Türk kahvesiyle meşhurdur.
İzmir'in mavi denizinin yeşil çimlerle buluştuğu, kentin neşeli ve rahat ruhunu en iyi yansıtan sahil şerididir. Gün batımına karşı çimlere oturup çekirdek (çiğdem) çitleyen, bisiklete binen veya yürüyüş yapan insanlarla günün her saati canlıdır. Arkasında sıralanan şık kafeleri, restoranları ve tarihi cumbalı Levanten evleriyle Alsancak'ın kalbidir.
Selçuk ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Efes, antik çağın en önemli bilim, kültür ve ticaret merkezlerinden biridir. Kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına dayanan bu devasa açık hava müzesinde; görkemli Celsus Kütüphanesi, 25 bin kişilik dev antik tiyatro, Hadrian Tapınağı ve yamaç evler gibi dünyaca ünlü arkeolojik şaheserler yer alır.
Mithatpaşa Caddesi ile yukarısındaki Halil Rıfat Paşa Caddesi arasındaki 58 metrelik kot farkını ve dik merdivenleri aşmak amacıyla 1907 yılında Musevi iş insanı Nesim Levi tarafından yaptırılan tarihi bir mühendislik harikasıdır. Tuğla işçiliğiyle dikkat çeken asansörün üst katındaki seyir terası, ziyaretçilerine panoramik bir İzmir Körfezi manzarası sunar.
Türkiye'nin ilk "Sakin Şehri" (Cittaslow) unvanına sahip Seferihisar'ın sahil kasabasıdır. Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalan tarihi Sığacık Kalesi'nin içine kurulmuş kerpiç evleri, arnavut kaldırımlı sokakları ve mandalina kokulu havasıyla huzurun adresidir. Pazar günleri kale içinde kurulan yerel üretici pazarı, ev yapımı Ege lezzetleriyle dolup taşar.
1955 yılında kurulan Ege Üniversitesi, İzmir’in ilk ve Türkiye’nin en köklü devlet üniversitelerinden biridir. Bornova'da yer alan, içinde metro istasyonu, devasa yeşil alanlar ve yurtlar barındıran kampüsüyle tam bir öğrenci kentidir. Özellikle tıp, ziraat, fen ve mühendislik fakültelerindeki köklü akademik geçmişi ve bilimsel başarılarıyla öne çıkar.
1982 yılında kurulan ve adını İzmir'in kurtuluş gününden alan devasa bir devlet üniversitesidir. Tınaztepe (Buca), Balçova ve İnciraltı gibi şehrin farklı noktalarına yayılmış büyük kampüsleri vardır. Hukuk, iktisat, denizcilik ve güzel sanatlar fakültelerinin yanı sıra bünyesindeki araştırma hastanesiyle de Türkiye'nin en büyük eğitim çınarlarındandır.
1992 yılında Urla'da kurulan İYTE, Türkiye'de sadece mühendislik, mimarlık ve fen bilimleri alanlarına odaklanmış olan, eğitim dili %100 İngilizce olan ileri düzey bir devlet araştırma enstitüsüdür. Bünyesinde yer alan Teknopark İzmir (Teknoloji Geliştirme Bölgesi) sayesinde öğrenciler sanayi ve yazılım dünyasıyla iç içe, üst düzey laboratuvarlarda eğitim alırlar.
2001 yılında İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından kurulan, Ege Bölgesi'nin ilk vakıf (özel) üniversitesidir. Balçova'da bulunan modern kampüsünde küresel standartlarda İngilizce eğitim verilir. İş dünyasıyla olan güçlü bağları, yazılım, tasarım, lojistik ve mutfak sanatları alanındaki yenilikçi bölümleriyle modern eğitimin İzmir'deki en prestijli merkezlerindendir.